İş Ararken Linkedin’i CV Olarak Kullanmak

Linkedin ve benzeri iş ağları genel olarak iş arama, iş geliştirme, profesyonel etkiyi artırma veya işe alım amaçlı araştırmalar için kullanılıyor.

Her ne amaçla kullanırsanız kullanın burada oluşturduğunuz iş ağınıza, kendiniz ve hedeflerinizle ilgili, iş yaşamınızı olumlu yönde etkilemesini umduğunuz önemli mesajlar vermeye çalışıyorsunuz.

Linkedin profiliniz CV’den fazlasıdır. Kendi farkınızı, işinizle ilgili yaklaşımınızı hatta bazen başarılarınızı paylaşacağınız interaktif bir alan olarak ele alırsanız iş arama döneminde daha çok verim alacağınızdan emin olabilirsiniz.

  • Özgeçmiş Bilgilerini Girip Beklemek. Bir şirketin veritabanına özgeçmiş bilgilerinizi girmekle aynı yararı alırsınız. Linkedin özgeçmişinizden daha fazlasıdır. Sadece özgeçmiş bilgilerinizi girip fırsatların size gelmesini beklerseniz treni kaçırabilirsiniz. CV’de sadece çalıştığınız şirketler, pozisyonlarınız ve iş tanımınızla ilgili bilgi verebiliyorken Linkedin profilinizle deneyimlerinizin üzerine bakış açınız, çevrenin sizin hakkınızda düşündükleri, kendinizi ifade ediş tarzınız, vb iş dünyasındaki tüm etkinizle boy gösterebilirsiniz.

  • Linkedin cümleleriyle iletişim kurmak. Bir adım öteye geçip değişik insanlarla etkileşme başladınız, bağlantı sayınızı her gün son hız artırıyorsunuz. Peki bağlantı daveti gönderirken nasıl bir mesaj atıyorsunuz? Eğer tüm iletişimizini Linkedin’in standart mesaj cümleleri üzerinden yürütüyorsanız karşıdaki kişi kanlı canlı bir insanla iletişime geçtiği izlenimi edinemez. Davet gönderdiğiniz arkadaşlarınızdan bir “merhaba”yı sakınmayın. Diyelim iş arıyorsunuz, 50 işe alım danışmanına (headhunter) aynı anda otomatik mesajla bağlantı daveti gönderdiniz. Davetinizi kabul ederlerse onların aramalarında biraz daha yukarı çıkmanız mümkün ama aldıkları bir sürü başvuru arasında kendinizi ayrıştırıp akıllarında kalabildiniz mi? Kesinlikle hayır.

  • Yarını düşünmeden yazmak. İş dünyasındaki etkinizin uzun dönemli olduğunu her zaman hatırlamakta yarar var. Bir görüşmede, toplantıda yarattığınız etki bile uzun yıllar arkanızdan gelir. Üstelik internet üzerinden yapılan yazışmalar hem kalıcıdır hem de daha fazla insan tarafından görülür. Yani etkisi daha fazla ve daha kalıcıdır. Linkedin’in özel yaşamı paylaşma alanı değil, nasıl ki işe gelirken farklı denize giderken farklı giyiniyorsak özel ve iş profillerini de ayrı tutmakta ve tabii bir yorum yazarken 2-3 kere düşünüp sonra ilerlemekte fayda var.

Nasıl bir etki bırakmak istiyorsunuz?

Hangi yönleriniz, özellikleriniz, işlerinizle anılmak istiyorsunuz?

Bu soruların cevabına göre kendi Linkedin İletişim tarzınızı oluşturabilirsiniz.

Destek ihtiyaçlarınız için bizi arayabilirsiniz.

Previous
Previous

Orta ve Üst Düzey Pozisyonlar İçin Mülakata Hazırlanmak

Next
Next

İş Ararken Özgüven