“Bir koç bana bilmediğim ne söyleyecek?”
C Seviyede Gelişimin Zorlaştığı Yer
“Bir koç bana bilmediğim ne söyleyecek?”
C seviye yöneticilerle yaptığım koçluk görüşmelerinde zaman zaman duyduğum çok anlaşılır bir soru:
Cevabım bazen şaşırtıyor:
Muhtemelen hiçbir şey.
Çünkü bu seviyede mesele genellikle ne yapılması gerektiğini bilmemek değil.
Delegasyonu biliyorsunuz. Ekibinizi güçlendirmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Her kritik kararda sizin olmanız gerekmediğini de biliyorsunuz.
Ama yine de en zor problem size geliyor. Ekip sıkıştığında siz devreye giriyorsunuz. Kritik karar dönüp dolaşıp sizin masanızda alınıyor.
Ve siz çözüyorsunuz.
Çünkü büyük ihtimalle sizi buraya getiren şeylerden biri de bu.
Bizi başarılı yapan davranış ne zaman sınırımız haline gelir?
Bir satış profesyonelini düşünün.
Yıllarca müşteriyi okumayı, itirazları karşılamayı, doğru argümanı kurmayı ve ikna etmeyi öğrenmiş. Başarılı olmuş, sonuç üretmiş ve yükselmiş.
Sonra satış ekibini yönetmeye başlıyor.
Artık görevi her önemli satışı kendisinin kapatması değil; başkalarının da bunu yapabildiği bir ekip kurmak.
Ama önemli bir müşteriyle sorun çıktığında eski başarı formülü devreye giriyor:
“Ben konuşayım.”
Ve işe yarıyor.
Tam da bu yüzden bırakmak zor.
Çünkü rolünüz değiştiğinde, sizi o role getiren davranışlar kendiliğinden değişmiyor. Hele ki hâlâ sonuç üretiyorlarsa.
Direktörlükten C seviyeye geçişte bu daha da belirgin hale geliyor.
Artık sizden beklenen sonuçtan sorumlu olmaya devam ederken, sonucu artık bizzat üretmemek.
Fakat unvan değişti diye yıllardır çalışan başarı formülü bir gecede değişmiyor.
“Ben devreye girersem daha hızlı çözülür.”
“Önemliyse benim bakmam gerekir.”
“Sonuçtan ben sorumluyum.”
Bunlar yalnızca ne yaptığımızı değil, neden öyle yaptığımızı da anlatan cümleler.
Yeni rolünüz sizden başka bir liderlik bekliyor olabilir. Siz de bunun ne olduğunu gayet iyi biliyor olabilirsiniz.
Ama bilmek, yıllardır sizi başarılı yapan davranıştan vazgeçmeyi otomatik olarak kolaylaştırmıyor.
Peki zaten biliyorsak neyi çalışıyoruz?
“Bir koç bana bilmediğim ne söyleyecek?” sorusunun cevabı belki de burada.
Mesele size yeni bir cevap vermek değil.
Yıllardır işe yarayan cevaplarınızı, başarı formüllerinizi ve varsayımlarınızı başka biriyle birlikte sorgulayabilmek.
Çünkü kendi düşünce sistemimizin hem içinde olup hem de ona tamamen dışarıdan bakmak kolay değil.
Bazen gelişim daha fazla şey öğrenmekten değil, bildiğiniz halde değiştiremediğiniz yere bakmaktan geçiyor.
“Ne yapmam gerektiğini biliyorum” güçlü bir cümle.
“Peki neden hâlâ yapmıyorum?” ise bambaşka bir çalışma alanı.
F. Filiz Gündoğdu, PCC
Yönetici Koçluğuile İçgörüyü gözlemlenebilir davranış değişimine ve daha güçlü liderlik etkisine çevirmek mümkün
Kurumunuzda liderlik gelişimini destekleyecek koçluk programları hakkında bilgi almak için Kurumsal Koçluk sayfamızı inceleyebilirsiniz.

