Bir üst düzey yönetici, aldığı iş teklifini konuşmak için görüşmeye geldi. Yeni şirket, mevcut ücretinin neredeyse iki katını öneriyordu.
Dışarıdan bakıldığında karar kolay görünebilirdi. Teklifin koşullarını konuştuk; ardından kariyerinin bundan sonraki döneminde ne istediğine ve ne istemediğine baktık. Sorular üzerinde düşünürken bir anda durdu. Kararını netleştirmişti: Mevcut işinde kalacaktı.
Ona teklifi reddetmesini önermemiştim. Yüksek ücretin neden cazip olduğunu zaten biliyordu. Kararını verebilmek için bunun dışında neye önem verdiğini de görmeye ihtiyaç duyuyordu.
Kariyerde bir sonraki adım sorusu, her zaman seçenek bulmakla ilgili değil. Bazen seçenek önünüzdedir; önemli olan onu neye göre değerlendireceğinizi bilmektir.
Teklifin koşulları kadar kendi ölçütlerinize de bakın
Bir iş teklifi geldiğinde ücretini, unvanını, ekibini ve şirketin konumunu incelersiniz. Bunların hepsi önemli. Fakat yıllar içinde sizin için önemli hâle gelen bazı şeyler teklif metninde yazmaz.
Nasıl bir iş yapmak istiyorsunuz? Hangi konularda söz sahibi olmayı bekliyorsunuz? Yeni rol size öğrenmek istediğiniz bir alan açıyor mu? İşin gerektirdiği yaşam düzenini istiyor musunuz?
Bu soruların herkes için geçerli bir doğru cevap listesi yok. Ücret bir dönemde belirleyici olabilir, başka bir dönemde daha fazla etki alanı ağır basabilir. Hatta ikisini de isteyip aralarında zor bir seçim yapmanız gerekebilir.
Çalıştığım başka bir yönetici, bulunduğu şirkette uzun yıllar geçirmiş deneyimli bir müdürdü. Hak ettiğini düşündüğü terfiyi alamadığı için iş arıyordu. Önüne çıkan teklifleri görüşmelerimizde konuşurdu.
Her teklifin farklı bir cazibesi vardı. Ben ona hangi işi kabul etmesi gerektiğini söylemiyordum. Bazen yalnızca önceki görüşmelerimizde kendisinin söylediği bir ihtiyacı ya da “Bundan sonra buna önem vereceğim” dediği bir konuyu hatırlatıyordum. Sonra teklife yeniden bakıyordu.
Çünkü teklif geldiği anda ücret, unvan veya yeni bir şirkete geçme olasılığı öne çıkabilir. Bunlar gerçek ve önemli veriler. Ancak kişinin kendisi için belirleyici olduğunu söylediği bir ihtiyaç, o anda geri planda kalabilir.
O yönetici her teklife aynı cevabı vermek zorunda değildi. Önemli olan, kararını verirken fırsatın sunduklarıyla kendi önceliklerini birlikte değerlendirebilmesiydi.
Kariyer uyum yeteneği üzerine araştırmalar, geleceği düşünme, seçenekleri keşfetme ve karar verme süreçleri arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Bu çalışmalar herhangi bir teklifin kabul edilip edilmemesi gerektiğini söylemiyor. Buradaki pratik soru daha kişisel: “Bu seçenek, kariyerimin bundan sonraki döneminden beklediklerimle nasıl örtüşüyor?”
Kariyer koçluğunda karar koça ait değildir. Görüşmeler, kişinin seçeneklerini ve önceliklerini daha geniş bir açıdan inceleyebileceği bir alan açar. Bazen bu düşünmenin sonunda yeni bir role geçer. Bazen de bulunduğu yerde kalmaya karar verir.
Mevcut işinde kalan üst düzey yönetici, önündeki fırsatı görmezden gelmemişti. Teklifi değerlendirdikten sonra kendisi için doğru olan kararı vermişti.
İyi bir teklifin koşullarını görmek gerekir. Sonra da o teklifin sizin istediğiniz kariyer dönemine uygun olup olmadığına bakmak.
F. Filiz Gündoğdu, PCC
Kariyerinizin bundan sonraki dönemini, önünüzdeki seçenekleri ve sizin için doğru kariyer adımını daha geniş bir perspektiften değerlendirmek için
Üst Düzey Kariyer Koçluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

