Başarılıyım Ama İşim Artık Eskisi Kadar Anlamlı Gelmiyor

İşinizde bir sorun görünmüyor. Sorumluluklarınızı yerine getiriyorsunuz, sonuç alıyorsunuz, çevrenizdekiler de sizi başarılı buluyor. Yine de bir süredir yaptığınız işe eskisi kadar istekle başlamadığınızı fark ediyorsunuz.

Bunu dile getirmek kolay olmayabilir. Çünkü elinizdekiler için uzun yıllar çalıştınız. Üstelik ortada “Bu yüzden ayrılmalıyım” diyebileceğiniz açık bir olay da yok.

Böyle bir durumda insan hızla bir sonuca gitmek isteyebilir: “Demek ki artık bu işi yapmamalıyım.” Oysa önce daha temel bir soruya bakmak gerekir:

İş mi değişti, siz mi değiştiniz, yoksa işinizden beklediğiniz şey mi?

Sorun işin aynı olması mı?

Unvanınız aynı kalsa da işiniz yıllar içinde değişmiş olabilir.

Bir zamanlar sizi meşgul eden konuların yerini bütçe, raporlama ve koordinasyon almış olabilir. İşinizin uzmanlık gerektiren kısmına daha az zaman ayırıyor olabilirsiniz. Birlikte çalıştığınız insanlar, kararların alınma biçimi veya kurumdaki öncelikler değişmiş olabilir.

Bu durumda “İşim artık anlamlı gelmiyor” cümlesi daha somut bir şeye işaret ediyor olabilir: Sevdiğiniz işlerin payı azalmıştır. Öğrenme alanınız daralmıştır. Emeğinizin neye katkı sağladığını görmek zorlaşmıştır.

Bunu fark etmek önemli. Çünkü sorun işin belirli bir kısmındaysa, yanıt bütün kariyerinizi değiştirmek olmayabilir. Önce mevcut rolünüzde nelerin değişebileceğini araştırabilirsiniz.

Yoksa siz mi başka bir dönemdesiniz?

Bazen iş büyük ölçüde aynıdır; değişen sizsinizdir.

Kariyerinizin önceki yıllarında uzmanlaşmak, terfi etmek veya daha yüksek bir gelir elde etmek sizi motive etmiş olabilir. Bunlar önemsiz hâle gelmek zorunda değil. Ama çoğuna ulaştıysanız artık aynı etkiyi yaratmamaları anlaşılır.

Belki şimdi daha çok etki etmek istiyorsunuz. Belki öğrenmek, üretmek veya deneyiminizi başkalarıyla paylaşmak daha fazla yer tutuyor. Belki de işinizin hayatınızda kapladığı alanı yeniden düşünüyorsunuz.

Burada kendinize “Neden eskisi gibi hissetmiyorum?” diye kızmak yerine, “Bugün işimden ne bekliyorum?” diye sormak daha yararlı olabilir.

Bu sorunun cevabı herkes için aynı değil. “Anlamlı iş” de tek bir şeye karşılık gelmiyor. İşin anlamına ilişkin araştırmalar, insanların bunu yaptıkları işte, kurdukları ilişkilerde ve işlerinin başkalarına katkısında farklı biçimlerde bulabildiğini ele alıyor. Bu araştırma sizin neyi önemsemeniz gerektiğini söylemez; “anlam” kelimesinin arkasında farklı ihtiyaçlar bulunabileceğini hatırlatır.

Neyi değiştirmek mümkün?

“İşim anlamlı gelmiyor” düşüncesini biraz daha somutlaştırdığınızda seçenekler de değişir.

Eksik olan öğrenmeyse yeni bir sorumluluk veya farklı bir proje isteyebilirsiniz. Kararlarınızın etkisini göremiyorsanız yetki alanınızı konuşmanız gerekebilir. Çalışma biçimi sizi zorluyorsa rolün kendisinden önce bu düzenin değişip değişemeyeceğine bakabilirsiniz.

İşin görevlerini ve çalışma ilişkilerini belirli ölçülerde yeniden şekillendirme fikri, iş tasarımı literatüründe de ele alınıyor. Elbette kişinin bunu ne kadar yapabileceği rolüne ve kurumuna bağlıdır; her işi yalnızca kişisel çabayla değiştirmek mümkün değildir.

Bu yüzden mevcut işinizde değişiklik istemek gerçekçi bir seçenek olabilir; olmayabilir de. Önemli olan bunu varsaymak yerine araştırmak. Sorumluluklarınızı farklılaştırmak için alan var mı? Kurum sizin gitmek istediğiniz yönü destekliyor mu? Denediğiniz değişiklikler, eksikliğini hissettiğiniz şeye gerçekten karşılık veriyor mu?

Bazen yanıt “evet” olur ve kişi bulunduğu yerde yeni bir yön çizer. Bazen de neyin eksik olduğunu açıkça gördükten sonra, mevcut rolün bunu karşılayamayacağına karar verir. Bu noktada kariyerinizin bir sonraki döneminden ne beklediğinizi yeniden düşünmek gerekebilir. O zaman daha kapsamlı bir kariyer değişikliğini değerlendirmek anlamlı olabilir.

Kariyer koçluğu burada size “asıl yapmak istediğiniz işi” söylemez. Yaşadığınız değişimi ayrıntılarıyla incelemek, bugünkü beklentilerinizi adlandırmak ve mevcut rolünüzle diğer olasılıkları bu beklentiler üzerinden değerlendirmek için bir düşünme alanı sağlar.

“İşim iyi gidiyor, demek ki üzerinde durmam gerekmiyor” diyerek bu duyguyu uzun süre görmezden gelmek de bir karardır. İşe duyduğunuz ilgi azaldıkça bazı konulara daha az enerji ayırabilirsiniz. Bu durum performansınızı etkilerse, işten aldığınız tatmin de azalabilir. Böylece motivasyon düşüklüğü ile performans güçlüğü birbirini beslemeye başlayabilir.

Bu döngünün başlamasını beklemek zorunda değilsiniz. İşiniz eskisi kadar anlamlı gelmiyorsa hemen ayrılma kararı vermeniz gerekmiyor; fakat neyin değiştiğini anlamayı ertelememek için iyi bir nedeniniz var.

F. Filiz Gündoğdu, PCC

Kariyerinizde neyin değiştiğini, bundan sonraki dönemde işinizden ne beklediğinizi ve önünüzdeki seçenekleri daha geniş bir perspektiften değerlendirmek için Üst Düzey Kariyer Koçluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

  • Rosso, B. D., Dekas, K. H. & Wrzesniewski, A. (2010). On the Meaning of Work: A Theoretical Integration and Review. Research in Organizational Behavior

  • Wrzesniewski, A. & Dutton, J. E. (2001). Crafting a Job: Revisioning Employees as Active Crafters of Their Work. Academy of Management Review

  • Allan, B. A., Batz-Barbarich, C., Sterling, H. M. & Tay, L. (2019). Outcomes of Meaningful Work: A Meta-Analysis. Journal of Management Studies

Previous
Previous

Yeni Liderlik Rolünde İlk 100 Gün: “Hedefi Anlamak Sonuca Ulaşmanın Yarısıdır!”

Next
Next

Kurumsal Hayattan Çıkmak İstiyorum: Peki Nereye Doğru?