Zihin Çevikliği Nasıl Gelişir? - Liderler İçin Öğrenme Çevikliği (3)
Eskilerde ofise gitmek iş yapmanın ön koşuluydu. Hatırlar mısınız, hasta olsak da ofise gitmek kahramanlık sayılırdı yakın zamana kadar. Yorgunluktan kendimin de arkadaşlarımın da acile gidip serum alması gerektiği zamanlar az değildi.
Patronlar için de önemliydi aslında…
· Öğle yemeğine çıkmaz, sigara molası vermez hep çalışır; çok parlak (!) bir genç!
· İş için planladığı tatilini iptal eder. (Benden bunu yapmam istenmişti mesela)
· Ofiste uyacak kadar işine bağlı!
Bu parlak (!) çocukların sonu ne oluyor? Sosyal, fiziksel, zihinsel esenlikleri (well-being) bozuluyor. Hastalıklarla uğraşmak zorunda kalıyor. Kendimizi böyle kırbaçla çalıştıran bir nesil olduğumuz için kırklı yaşlara geldiğimizde her yerde “öz şefkat” kavramı konuşulmaya başlandı. Neden? Çünkü kendisine şefkat göstermekten yoksunlaştık. Karmaşık sorunları anlayıp çözen ama “Zihnim, bedenim, ruhum ne durumda?” diye sormaktan aciz kaldık.
Sonunda karmaşanın en karmaşığı geldi ve tüm dünyayı vurdu. “Vurdu da geçti” demek isterdim ama vurdu ve sallamaya devam ediyor. Sadece Covid-19 değil, dünyada afetlerin başlaması, devletlerin ve devletler üstü organizasyonların yaşadığı değişiklikler, nesillerin farklılaşması, teknolojinin hızlanması…
Tüm bu yıkıcı değişimler silsilesi içinden başarıyla çıkabilmek için sağlıklı, sağlam bir zihne ihtiyacımız var. Çünkü her şey zihnimizde başlıyor.
Artık makbul olanın “çok çalışmak” değil “zihnini kullanmak” olduğunu söyleyebiliriz. Yeni nesillerin farkı konusundaki araştırmalar da gösteriyor ki Z kuşağı daha fazla veri odaklı bir nesil.
Size kendi deneyimlerimden ve konuyla ilgili yazılanlardan derlediğim önerileri aşağıda derledim:
Zihinsel Enerjinizin Farkında Olun
Zihniniz ne zaman daha berrak çalışıyorsa yaratıcılık, zor problemlerle ilgili konuları o zaman ele alın. Birçok insan için sabah saatleri zihnin en güçlü olduğu dönemdir. Ama belki sizin için bu saat günün farklı bir zamanıdır.
Günlük iniş çıkışların dışında dönemsel zorlanmaların da farkında olun. Beyninize her ay, her hafta, her gün aynı şekilde yüklenirseniz kendi kendine fişini çekiverir.
Uzun lafın kısası zihninizi takip etmeyi ihmal etmeyin. Beyinsel aktivitenizin gücünü verimli kullanmak elinizde.
Zihinsel Enerjinizi Akıllıca Kullanın, Enerji Kaçaklarını Önleyin
Özellikle uzaktan çalışma beynimiz için çok ciddi bir yorgunluk kaynağı.
· Uzaktan (fiziksel temas olmadan) ilişki geliştirmek;
· Oda değiştirmeden, yerinden kıpırdamadan bir konudan bir konuya atlayarak toplantılar yapmak;
· Uzaktan yeni bir şirkette çalışmaya başlamak;
· Aynı gün içinde hem ebeveyn, hem iş insanı, hem eş olmak…
Tüm bunlar beyni çok yoruyor. Korunmanın bir yolu da rutinler belirlemek. Evin içinde, ekip arkadaşlarınızla, randevularınızı verirken belli rutinler belirleyip bunlara bağlı kalırsanız beyinizi ekstra enerji harcamaktan kurtarırsınız.
Örneğin pzt sabahları ofis toplantıları günü olurken müşteri toplantılarını Salı-Perşembe günlerine almak. Evde küçük çocuğunuz varsa gün içinde belli zamanlarda onlarla vakit geçirmek, bunun bir rutine oturması.
Üst üste toplantılarda beyinizi değişik konulara daha iyi adapte etmek için konumunuzu değiştirmek. Örneğin ben aynı odada görüşme yapsam da ofisteki arkadaşlarımla ve müşterilerimle ve eğitim verirken odanın farklı yerlerinde ve/veya farklı kulaklık, sandalye kullanarak fiziksel olarak da farklılığı vurgulamaya çalışıyorum.
Zihninizi Sürekli Aktif Tutun
Burada bir öneriler listesi sunacağım. Siz kendi tarzınıza göre uygun olanları seçebilirsiniz. Seçerken şunu akılda tutmakta fayda var.
1- Hareketin beynin en iyi vitamini olduğu kanıtlanmış bir gerçek.
2- Yenilikler için beyni boşaltmanın yollarını bulmak önemli.
Neler yapabilirsiniz?
· Bol bol okumak; özellikle merakınızı tetikleyecek, sizin ilginizi çekecek farklı konularda okumak.
· Her türlü fiziksel aktivite. Burada günlük fiziksel rutinlerin olmasından söz ediyoruz daha çok. Mesela evden çalışıyorsanız ev işlerini gün içine bölmeniz, ev işi yaparken dans etmek, vb. Dışarıda ya da çıkamıyorsanız evde yürüyüş yapmak. Üstelik yürüyüş / koşu bandına da gerek yok. Sadece evde volta atacak bir alan olması yeterli. Yürümek beyni boşaltırken yeni fikirlerin de aklınıza getirir.
· Zihinsel egzersizler
· Meditasyon, yoga
Zihninizi Genişletin (Bakış Açınızı Genişletin)
Zihinsel aktiviteyi kısıtlayan bir şey de “kabullerimiz”, “önyargılarımız”. Genellikle çevrenize bakın, zekice düşünen kişiler konuları daha geniş bir perspektiften ele alır. Bir fikirle yetinmez, yenilerini de düşünmeye zorlar kendini.
· Hızlıca verdiğiniz kararlarda bir de durup başka bir seçenek daha arayabilirsiniz. Örneğin “Eski yöneticim olsa ne yapardı?” gibi kendinizi başka bir kişinin yerine koyup düşünebilirsiniz.
· Görüşlerinizi oluştururken önyargılarınıza karşı uyanık olun. Bu yargı belki doğrudur ama belki de yanlıştır. Önyargının sorunu “tam bilmeden” yorum yapmaktır. Bu da beyni kullanmadan karar vermek, yani kapasitesini kullanmamak anlamına gelir.
Son söz: Sağlam kafa her başarının başı; hem de eskisinden daha fazla. Zihninizi ne kadar berrak ve işler tutarsanız o kadar ışıldar, sizi de ışıldatır. Günlük rutinlerinize yukarıdaki önerilerden almanın fark yaratacağına inanıyorum. Yine de denemeden bilemezsiniz, deneyimlerinizi bize de aktarırsanız çok seviniriz.
Fikret Filiz Gündoğdu, PCC
*Bu yazıda ele alınan liderlik konusu, Yönetici Koçluğu sürecinde sık çalıştığımız gelişim alanlarından biridir.
→ Yönetici Koçluğu hakkında bilgi alın.
*Kurumunuzda liderlik gelişimini destekleyecek koçluk programları hakkında bilgi almak için Kurumsal Koçluk sayfamızı inceleyebilirsiniz.

